Kinoster
TR ▾

Gösterim öncesi inceleme

The Weight ön inceleme: Ethan Hawke ve Russell Crowe altını cehenneme taşıyor

Kanada filmleriAmerikan filmleriAlman filmleriAksiyon filmleri

Bir mahkum, bir çuval altın ve hiçbirine güvenilemeyecek bir grup insan. Sinemada bundan daha kadim bir tarif bulmak zor, belki de tam bu yüzden işe yarayabilir. The Weight'in oyuncu kadrosunda öyle iki isim var ki, Ethan Hawke ve Russell Crowe, vasat bir senaryo bile sırf onlar için bilete değer. Asıl soru şu: Padraic McKinley bu malzemeden, düzgün ama çabuk unutulan bir vahşi doğa hayatta kalma filminden fazlasını çıkarabilecek mi?

6,7/10
Beklenen puan
Kâğıt üzerinde sıkı, acımasız ve karakterlere yaslanan bir aksiyon filmi vaadi. Ayakta kalıp kalmayacağını oyuncuları ve gerilimi ne kadar iyi yönettiği belirleyecek.
Hikâye
6
Oyunculuk
8
Yönetmenlik
6
Görsellik
7
Müzik ve ses
6
Duygular
7

Genel puan, altı kriterin ortalamasıdır.

Film bilgileri

YönetmenPadraic McKinley
OyuncularGeorge Burgess, Ethan Hawke, Russell Crowe, Julia Jones, Austin Amelio, Avi Nash
TürAksiyon filmleri
ÜlkeKanada filmleri, Amerikan filmleri, Alman filmleri

Çuvalda altın, sırtta bıçak: film ne anlatıyor?

Hikâyenin merkezinde, kızından koparılıp hapse atılan Samuel var. Ve işte klasik şeytanla pazarlık anı: hapishane müdürü ona bir teklif yapıyor. Diğer tehlikeli mahkumlarla birlikte uzak bir madenden altın kaçıracak, başarırsa özgürlüğüne kavuşacak. Kurgu bu kadar, açıkçası bu kadarı da yetiyor.

Ekibin yolu acımasız bir vahşi doğadan geçiyor, ama filmin vaadine göre en büyük düşman manzara olmayacak. Şüphe, açgözlülük ve şiddet grubun tam içine yerleşiyor. Yani Samuel yalnızca soğukla ve mesafeyle değil, yanında yürüyenlerle de boğuşmak zorunda. Üstelik ortadaki asıl ödül altın değil, yeniden kavuşmak istediği çocuğu.

Bu tür hikâyeler güvensizlikten beslenir. Herkes şüpheli olduğunda her bakış, ağızdan kaçan her cümle bir silaha dönüşür. Senaryo yeterince zekiyse elimizde barut kokulu, vahşi doğada geçen bir oda draması olabilir. Değilse, sıradaki kurbanın kim olacağını tahmin edebildiğimiz öngörülebilir bir eleme oyunu.

Hawke ve Crowe: aynı ringde iki ağır sıklet

Çoğu kişinin dikkatini çeken şeyle başlayalım: Ethan Hawke ve Russell Crowe aynı filmde. Hawke son yıllarda içten içe kendini yiyip bitiren, kırılmış karakterlerin uzmanı oldu; Training Day'den beri de suç ile ahlak arasındaki ince çizgide gezinen rollerde ne kadar rahat olduğunu biliyoruz. Crowe ise Gladyatör'den bu yana ham fiziksel varlığın eş anlamlısı, 3:10 to Yuma'da da çorak ve şiddet dolu topraklarda geçen hikâyelerde kendini özellikle iyi hissettiğini kanıtladı.

Kimin kimi canlandırdığına şimdilik girmeyeceğim, çünkü resmi bilgilere dayanarak bu konuda kesin bir şey söyleyemem. Ama gönül rahatlığıyla şunu söyleyebilirim: bu çapta iki oyuncu, oynayacak bir şeyi olmayan filmleri pek kabul etmez. İkisinin aynı perdeyi paylaşması bile havanın donacağı sahnelerin geleceğini garanti ediyor.

Yan rollerde George Burgess, Julia Jones, Austin Amelio, Avi Nash, Lucas Lynggaard Tønnesen ve Sam Hazeldine var. Austin Amelio'nun yüzünü birçok kişi The Walking Dead'den hatırlayacaktır. Film kartları doğru dağıtırsa en öngörülemez karakterler tam da bu daha az yıldızlaşmış oyunculardan çıkabilir. İhanet üzerine kurulu bir hikâyede en iyi sürprizleri çoğu zaman büyük isimlerden beklemeyiz.

Tüm yükün omuzlarında olduğu yönetmen

Padraic McKinley'nin adı geniş kitleye başrol oyuncuları kadar tanıdık gelmiyor olabilir, projeyi ilginç kılan da biraz bu. Böyle bir filmde yönetmenin işi iki yönlü: hem doğanın tehdidini hem de grup içindeki gerilimin yavaş yavaş kaynamasını hissettirmesi gerekiyor. Biri diğerini bastırırsa film ya güzel ama boş bir belgesele ya da vahşi doğaya hiç ihtiyaç duymayan klostrofobik bir dramaya dönüşür.

Kanada, ABD ve Almanya ortak yapımı olması filmin uluslararası bir arka planı olduğunu gösteriyor; vahşi doğa mekânı sayesinde de etkileyici, soğuk, geniş planlı görüntüler beklemekte haklıyız. Türün en iyileri, örneğin Diriliş, doğanın kendisinin de bir karakter olabileceğini gösterdi. McKinley'nin hangi yöne gideceğini merak ediyorum: görsel şölene mi, psikolojiye mi?

Neden yılın sürprizlerinden biri olabilir?

Temel fikir zamansız. The Treasure of the Sierra Madre'den beri altın ile güvensizliğin sinema tarihinin en patlayıcı karışımlarından biri olduğunu biliyoruz. Tarantino, Nefret Sekizlisi'nde bunu bir kulübeye kapatıp başyapıta çevirmişti; The Weight ise aynısını dışarıda, açık gökyüzünün altında deniyor. İyimser olmamın birkaç nedeni var:

İşlerin ters gidebileceği yerler

Oyunbozanlık yapmak istemem ama riskleri de konuşmak lazım. Bu tür filmlerin en büyük tuzağı öngörülebilirlik. İzleyici ilk yirmi dakikada kimin kime ihanet edeceğini çözerse gerilim buharlaşır. Film açgözlülük ve şüphe üzerine kuruluyor, bu harika bir temel, ama ancak senaryo gerçekten şaşırtabiliyorsa.

İkinci tehlike, yıldızların hikâyeyi gölgede bırakması. Hawke ve Crowe'un isimleri yalnızca afiş süsü olur da ekranda az görünürlerse seyirci hayal kırıklığına uğrar. Bir de üçüncüsü var: vahşi doğa filmlerinde her sahnenin aynı göründüğü tekdüze, gri mavi bir görsel dünyaya kaymak çok kolay. Umarım McKinley görüntülere ritim ve çeşitlilik katar.

Aksiyon etiketi de iki ucu keskin bir kılıç. Yapımcılar şiddeti yalnızca bir gösteri unsuru olarak ele alırsa hikâyenin ahlaki ağırlığı kaybolabilir. Bu türün en iyi örneklerinde şiddet eğlendirmez, acıtır.

Kimlere öneriyoruz?

Beğendiysen bunlara da göz at: Diriliş (2015), Nefret Sekizlisi (2015), 3:10 to Yuma (2007), The Treasure of the Sierra Madre (1948)

Sıkça sorulan sorular

The Weight neyi anlatıyor?

Samuel kızından koparılıp hapse atılır. Hapishane müdürü, diğer tehlikeli mahkumlarla birlikte uzak bir madenden altın kaçırırsa özgürlüğünü geri alacağını söyler. Ancak yolculuk boyunca en büyük tehlike ekip içindeki ihanet ve şiddettir.

The Weight'in oyuncu kadrosunda kimler var?

Kadroda Ethan Hawke, Russell Crowe, George Burgess, Julia Jones, Austin Amelio, Avi Nash, Lucas Lynggaard Tønnesen ve Sam Hazeldine yer alıyor.

The Weight'i kim yönetti?

Filmin yönetmeni Padraic McKinley.

Film hangi türde ve nereden geliyor?

Bir aksiyon filmi; Kanada, ABD ve Almanya ortak yapımı.

Vahşi doğadaki bu altın yolculuğuna bilet almaya değer mi?

Bana sorarsanız: evet, bu filmi takvime not etmeye değer. Kesin bir başyapıt olacağı için değil, başyapıt olmak için gereken tüm malzemeye sahip olduğu için. Güçlü ve kadim bir başlangıç noktası, kişisel bir mesele, iki harika oyuncu ve doğru ellerde aynı anda hem en acımasız hem de en insani olabilen bir tür. Beklentim sağlam, güçlü bir ortalamanın üzerinde; senaryo şaşırtmayı başarırsa bu film sonbaharın hoş sürprizlerinden biri olabilir. Başaramazsa bile soğukta, çamurda ve kanda ne yaptığını çok iyi bilen iki usta oyuncu izleyeceğiz. Bu da bugünlerde tek başına az şey değil.

Beklenen puan: 6,7/10 · Hikâye 6 · Oyunculuk 8 · Yönetmenlik 6 · Görsellik 7 · Müzik ve ses 6 · Duygular 7