Beş Adım Uzakta inceleme: En büyük jestin dokunmamak olduğu bir aşk
Bazı filmlerin afişine bakar bakmaz mendilsiz oturulmayacağını anlarsınız. Beş Adım Uzakta tam olarak böyle bir film. Justin Baldoni'nin romantik draması, kistik fibrozla yaşayan ve hastalıkları yüzünden birbirlerinden uzak durmak zorunda olan iki genci anlatıyor. Tarif tanıdık, malzemeler zaman zaman fazla şekerli. Ama Haley Lu Richardson filme öyle çok yürek katıyor ki karşı koymak zor.
Tahmin edilebilir, zaman zaman insanı fazlasıyla duygu sömürüsüne boğan bir gençlik draması. Onu türün ortalamasının epey üstüne taşıyan şey ise Haley Lu Richardson'ın samimi ve ışıl ışıl oyunculuğu.
Film bilgileri
| Original | Five Feet Apart |
|---|---|
| Yönetmen | Justin Baldoni |
| Oyuncular | Haley Lu Richardson, Cole Sprouse, Moisés Arias, Kimberly Hébert Gregory, Parminder Nagra, Claire Forlani |
| Tür | Romantik filmler, Dram filmleri |
| Süre | 116 dk |
| Ülke | Amerikan filmleri |
Beş Adım Uzakta neyi anlatıyor? (Spoiler yok)
Stella Grant on yedi yaşında ve pek çok açıdan sıradan bir genç: dizüstü bilgisayarından ayrılmıyor, en yakın arkadaşlarına bayılıyor. Tek fark, zamanının büyük bölümünü hastanede geçirmesi, çünkü kistik fibroz hastası. Hayatı listeler, kurallar ve sıkı bir öz disiplin üzerine kurulu. Her ilacın, her tedavinin belli bir yeri ve saati var.
Bu özenle kurulmuş düzeni altüst eden kişi Will Newman oluyor: aynı hastalıkla yaşayan, insanın aklını başından alacak kadar yakışıklı bir hasta arkadaşı. Aralarında neredeyse anında bir flört başlıyor, ama kurallar çok net: her zaman güvenli mesafeyi korumak zorundalar. İlişkileri güçlendikçe kuralları hiçe sayma isteği de büyüyor. İşleri daha da karmaşık hale getiren şey, Will'in kendi tedavisine karşı isyan etmesi ve Stella'nın onu hayatını dolu dolu yaşamaya ikna etmeye çalışması. Asıl soru da şu: Dokunamadığın birini nasıl kurtarırsın?
Önceden bundan fazlasını bilmeye gerek yok. Filmin gücü zaten bu basit ama acımasız başlangıç noktasını nasıl açtığında yatıyor.
Kendi başına bile acıtan bir fikir
Açık konuşmak gerekirse filmin en büyük fikri daha ilk sahnelerde ortada. Romantik filmler onlarca yıldır öpücük, sarılma ve el ele tutuşma üzerine kurulu. Burada ise tam da bunlar yasak. İki karakterin birbirine biraz daha yaklaştığı her an hem romantik hem de ürkütücü, çünkü seyirci ortadaki riskin ne kadar büyük olduğunu çok iyi biliyor.
Bu, dramatik açıdan son derece verimli bir tuzak ve film onu akıllıca kullanıyor. En iyi sahneler, aşkın mesafenin içinden kendini gösterdiği anlar: bir bakışta, küçük ve yaratıcı bir jestte, paylaşılan ama asla tam anlamıyla paylaşılamayan bir anda. Böyle anlarda Beş Adım Uzakta gerçekten de türün sıradan örneklerinden çok daha fazlasını söylüyor; arzu ve vazgeçiş üzerine.
Küçük bir ayrıntı: Türkçe isim beş adımdan söz ediyor, orijinal isim ise beş fitten, yani aşağı yukarı bir buçuk metreden. Mesele ise aynı: iki insan arasında ölçülebilir, acımasız bir boşluk. Üstelik bu boşluk duygusal değil, tamamen tıbbi bir zorunluluk.
Bütün yükü Haley Lu Richardson taşıyor
Bu filmi izlemeniz için tek bir neden söylemem gerekse, o neden Haley Lu Richardson olurdu. Onu Columbus'ta izleyenler ne kadar incelikli oynayabildiğini bilir. Burada çok daha ana akım bir ortamda, kontrol takıntılı ve listelere tutunan bir kızdan bile etten kemikten, sevilesi bir karakter çıkarabileceğini kanıtlıyor. Onun Stella'sı acı çeken bir melek değil; komik, sinir bozucu, inatçı ve fazlasıyla canlı bir insan. Ağladığında senaryo onun yerine ağlamıyor, gerçekten o ağlıyor.
Cole Sprouse ise Will rolünde klasik ulaşılmaz kötü çocuğu oynuyor: alaycı, asi, kuralları umursamayan ama içten içe çok daha kırılgan bir genç. Sprouse, Riverdale'den beri kameraya karanlık karanlık bakmayı iyi biliyor ve burada da bunu yapıyor. İşe yarıyor, ama karakter Stella'ya göre çok daha kalıplaşmış ve Sprouse da bunu tam olarak aşamıyor.
Yan karakterler arasında Moisés Arias, Poe rolüyle filme gerçek bir sıcaklık ve mizah katıyor; filmin en hoş sürprizlerinden biri o. Kimberly Hébert Gregory ise Barb olarak sert ama şefkatli hemşire rolünü inandırıcı biçimde dolduruyor. Kuralları temsil eden kişi o, ama yine de ondan nefret etmek mümkün değil. Parminder Nagra Dr. Hamid, Claire Forlani ise Meredith rolünde daha küçük ama sağlam bir varlık gösteriyor.
Justin Baldoni ve duygu düğmelerine basmak
Yönetmen koltuğunda pek çok kişinin oyuncu olarak tanıdığı Justin Baldoni var ve çok istediği belli oluyor: ağlamanızı istiyor. Bu hem filmin gücü hem de zaafı. Hastane ortamı, küçük odalar, koridorlar, hortumlar ve cihazlar, bu gençlerin yaşadığı dünyayı inandırıcı biçimde yansıtıyor. Neyse ki hastalık sadece bir dekor değil; karakterlerin gündelik hayatını gerçekten belirliyor.
Öte yandan Baldoni çoğu zaman kendi malzemesine yeterince güvenmiyor. Bir sahne zaten kendi başına etkiliyken üstüne bir de duygusal bir müzik, bir ağır çekim, biraz fazla yazılmış bir replik ekleniyor. 116 dakikalık süresiyle film belirgin şekilde uzuyor; orta bölümde daha sıkı bir kurgunun rahatlıkla atabileceği boşluklar var.
Görsel açıdan düzgün ve sade bir iş. Büyük laflar etmeye çalışmıyor, zaten buna ihtiyacı da yok. Görüntüler sıcak, renkler yumuşak; her şey dikkatin iki başrol oyuncusunun yüzünde kalmasına hizmet ediyor.
Film nerede tökezliyor?
En büyük sorun tahmin edilebilirlik. Hastalık temalı birkaç gençlik romansı izlemiş olan herkes, nasıl bir duygusal lunaparka bineceğini aşağı yukarı kestirebilir. Film şaşırtmaya çalışmıyor; türün denenmiş yolunu yürüyor, sadece yeni ve zekice bir dokunuşla.
- Will karakteri fazlasıyla tür kalıplarına dayanıyor; isyanı çoğu zaman gerçek bir iç çatışmadan çok bir poz gibi duruyor.
- Ton zaman zaman fazla tatlı; diyaloglar bazen sosyal medyadaki alıntı sayfalarından fırlamış gibi.
- Tempo dengesiz; iyi sahnelerin ardından bazen dolgu sahneler geliyor.
Yine de film kinik değil. Konusunu ve karakterlerini ciddiye aldığı belli ve bu çok şey değiştiriyor. Böyle bir hikâyede hastalığı salt gözyaşı döktürme aracı olarak kullanmak kolay olurdu, ama Beş Adım Uzakta en azından onunla birlikte yaşamanın ne demek olduğunu göstermeye çalışıyor.
Kimlere öneriyoruz?
- Tam sana göre, eğer: Yoğun duygulu gençlik romanslarını sevenler ve sonunda içleri rahatlayarak ağlayabilecekleri sürece biraz manipüle edilmeyi dert etmeyenler için. Haley Lu Richardson hayranları için ise kaçırılmaması gereken bir film.
- Pas geçsen iyi olur, eğer: Klişeye ve tahmin edilebilir hikâyelere alerjisi olanlar ya da hafif, neşeli bir randevu filmi arayanlar bu filmden uzak dursa iyi olur.
Beğendiysen bunlara da göz at: Aynı Yıldızın Altında (2014), Everything, Everything (2017), Eğer Kalırsam (2014), A Walk to Remember (2002)
Sıkça sorulan sorular
Beş Adım Uzakta neyi anlatıyor?
Kistik fibrozla yaşayan iki genci, Stella ile Will'i anlatıyor. Hastanede birbirlerine âşık oluyorlar, ama hastalıkları yüzünden aralarında mesafe bırakmak zorundalar ve birbirlerine dokunmaları bile yasak.
Beş Adım Uzakta kaç dakika?
Filmin süresi 116 dakika.
Beş Adım Uzakta'yı kim yönetti, başrollerde kimler var?
Amerikan yapımı filmi Justin Baldoni yönetti. Başrollerde Haley Lu Richardson (Stella) ve Cole Sprouse (Will) var; onlara Moisés Arias, Kimberly Hébert Gregory ve Parminder Nagra eşlik ediyor.
Beş Adım Uzakta'nın orijinal adı nedir?
Filmin orijinal adı Five Feet Apart.
Bir paket mendili gözden çıkarmaya değer mi?
Beş Adım Uzakta romantik dramanın kurallarını yeniden yazmayacak, zaten böyle bir derdi de yok. Tahmin edilebilir, yer yer fazla tatlı ve Justin Baldoni'nin yönetimi duygu düğmelerine bazen gerektiğinden sert basıyor. Yine de içinde çok insani bir şey var: yasak dokunuştan gerilim yaratan harika bir çıkış fikri ve oynadığı her sahneyi inandırıcı kılan bir Haley Lu Richardson.
Yağmurlu bir akşam tam da içinizi döken bir film izlemek istiyorsanız, çok daha kötü bir seçim yapabilirsiniz. Mendilleri hazırlayın ve sürpriz beklemeyin. Duygular ise ne kadar beklerseniz bekleyin, yine de yakanıza yapışıyor.
