Kinoster
TR ▾

İnceleme · Vizyon tarihi: 18.5.2007

Cinayet Gecesi inceleme: Anthony Hopkins ile Ryan Gosling'in mahkeme salonundaki satranç oyununda son gülen katil mi olacak?

Alman filmleriAmerikan filmleriGerilim filmleriSuç filmleri

Bazı gerilim filmlerinde katilin kim olduğunu daha ilk dakikalarda öğreniriz ve asıl sinir bozucu olan da budur. Cinayet Gecesi tam olarak böyle bir film: Mesele tetiği kimin çektiği değil, bunun nasıl kanıtlanacağı. Anthony Hopkins ile Ryan Gosling'in birbirine meydan okuyuşu öyle keyifli ki, bu 2007 yapımını bugün yeniden açmak için başlı başına yeterli bir sebep.

7,3/10
Puan
Zeki, şık ve gerçekten eğlenceli bir mahkeme gerilimi. En güçlü silahı, iki başrol oyuncusunun kedi fare oyunu.
Hikâye
8
Oyunculuk
9
Yönetmenlik
7
Görsellik
7
Müzik ve ses
6
Duygular
7

Genel puan, altı kriterin ortalamasıdır.

Film bilgileri

OriginalFracture
Türkiye'de vizyon tarihi18.5.2007
YönetmenGregory Hoblit
OyuncularAnthony Hopkins, Ryan Gosling, David Strathairn, Rosamund Pike, Embeth Davidtz, Billy Burke
TürGerilim filmleri
Süre113 dk
ÜlkeAlman filmleri, Amerikan filmleri

Fazla basit görünen bir cinayet

Hikâyenin çıkış noktası neredeyse kışkırtıcı derecede net. Ted Crawford genç karısı Jennifer'ın kendisini aldattığını öğrenir ve kusursuz bir cinayet planı kurar. Polis evine daldığında onu elinde silahla bulur, Crawford da karısını vurduğunu inkâr etmeye hiç yeltenmez. İşleri daha da tatsız hale getiren şey ise dedektif Rob Nunally'nin kurbanda kendi sevgilisini tanıması olur.

Crawford tutuklanır, suçunu itiraf eder ve parmaklıklar ardına girer. Kâğıt üzerinde bu, bir savcının gözü kapalı kazanacağı türden bir dava. Hırslı bölge savcı yardımcısı Willy Beachum da tam olarak böyle düşünür; onun için bu hızlı ve kolay bir zafer gibi görünür. Ne var ki derine indikçe ipler birbirine dolanır ve Beachum, aslında her şeyi Crawford'un yönettiğini fark etmez.

Olay örgüsü hakkında bundan fazlasını bilmeye gerek yok. Cinayet Gecesi'nin gücü, izleyiciyi de Beachum gibi rahat bir güven duygusuna kaptırması ve sonra ayağının altındaki zemini yavaş yavaş, sistemli biçimde çekmesinde yatıyor.

Hopkins, gülümseyen avcı

Neredeyse hiçbir şey yapmadan bu kadar tehlikeli görünebilen oyuncu çok azdır ve Anthony Hopkins onların başında gelir. Ted Crawford rolünde soğukkanlı, titiz, kendinden son derece emin bir adamı canlandırıyor; her cümlesiyle diğerlerinin bir adım önünde. Hannibal Lecter'ı düşünmemek zor, film de bunun elbette farkında. Ama Crawford başka türden bir canavar: Silahı kaba tehdit değil, entelektüel üstünlük.

Hopkins burada belli ki çok eğleniyor ve bu oyun keyfi izleyiciye de geçiyor. Her sahnesi küçük bir gösteri gibi; alay, neredeyse babacan bir küçümseme ve buz gibi bir hesap aynı anda orada. Bunu abartmak işten bile değil, ama Hopkins nerede durması gerektiğini çok iyi biliyor. Sonuç, biraz utanarak da olsa tuttuğumuz bir kötü adam.

Gosling, kendini beğenmiş genç savcı

Ryan Gosling o dönem herkesin büyük işler yapacağını sezdiği genç bir oyuncuydu ve Cinayet Gecesi bunun nedenini iyi gösteriyor. Willy Beachum kusursuz bir kahraman değil: kibirli, kariyer düşkünü, kendini biraz fazla önemsiyor. Onu ilginç yapan da tam olarak bu. Kötülüğün karşısında kutsal bir şövalye değil, belki de hayatının ilk gerçek tokadını yiyecek hırslı bir genç adam duruyor.

Gosling'in rahat ve özgüvenli tarzı karaktere çok yakışıyor ve en önemlisi Hopkins'in yanında silinip gitmiyor. Bu az şey değil, çünkü bu çapta bir oyuncunun yanında geri planda kalmak kolaydır. İkilinin ortak sahneleri filmin en iyi anları; oyunculardan birinin on hamle ilerisini düşündüğü, diğerinin ise kuralları daha yeni öğrendiği bir satranç maçı gibi.

Yan roller de güçlü. David Strathairn, Joe Lobruto olarak güvenilir ve otoriter bir varlık sunuyor; Rosamund Pike, Nikki Gardner rolüyle Beachum'un hayatına renk katıyor; Billy Burke ise dedektif Nunally olarak filmin en trajik figürlerinden biri. Hâkim rolündeki Fiona Shaw ve dedektif Flores'i oynayan Cliff Curtis daha az görünüyor ama ikisi de hikâyeye inandırıcı bir zemin sağlıyor.

Gregory Hoblit, gerilimin sessiz ustası

Gregory Hoblit'in yönetmenliği gösterişli değil ve bu burada kesinlikle doğru bir tercih. Cinayet Gecesi bir aksiyon filmi değil; her on dakikada bir araba kovalamacası ya da görkemli çatışma yok. Bunun yerine yavaş yavaş inşa edilen, diyaloglara ve yüz ifadelerine dayanan bir gerilim izliyoruz. Gerilim konuşmalardan, bakışlardan ve mahkeme salonundaki çekişmelerden doğuyor.

Hoblit, bu kalibrede iki oyuncu söz konusu olduğunda en iyisinin onları serbest bırakmak olduğunu biliyor. Kamera araya girmiyor, görüntüler zarif; mekânlar, özellikle de Crawford'un evi, tıpkı sahibi gibi soğuk ve steril bir kusursuzlukta. Bu görsel ölçülülük karakterin iç dünyasını çok iyi yansıtıyor. 113 dakika boyunca neredeyse hiç boşluk yok, gerçi ortalarda temponun biraz düştüğü bir iki sahne var.

Makinenin gıcırdadığı yerler

Yine de film kusursuz değil. Bazı yan hikâyeler, özellikle Beachum'un özel hayatıyla ilgili kısım, ana çatışma kadar heyecan verici değil ve zaman zaman sadece süreyi doldurmak için oradaymış gibi duruyor. Çok sayıda mahkeme ve hukuk gerilimi izlemiş olanlara bazı çözümler tanıdık gelebilir; belki de filmin istediğinden önce sürprizleri sezebilirler.

Müzik de akılda kalıcı olmaktan çok işlevsel: görevini yapıyor, gerilimin altını çiziyor ama film bittikten sonra kulağınızda kalmıyor. Mantık kurgusu yer yer inandırıcılığı epey zorluyor; ama dürüst olalım, bu türden bir filmde bu kadar iyi vakit geçirdiğimizde böyle şeyleri affetmeye hazırız. Burada da durum tam olarak bu.

Asıl risk, filmin Hopkins ve Gosling ikilisine o kadar yaslanması ki, ikisi de ekranda olmadığında gerilim belirgin biçimde düşüyor. Neyse ki bu pek sık yaşanmıyor.

Kimlere öneriyoruz?

Beğendiysen bunlara da göz at: Kuzuların Sessizliği (1991), Jagged Edge (1985), Ölümcül Korku (1996), Şeytanın Avukatı (1997), The Verdict (1982)

Sıkça sorulan sorular

Cinayet Gecesi filminin konusu nedir?

Ted Crawford genç karısının kendisini aldattığını öğrenir ve kusursuz bir cinayet planı kurar. Suçunu itiraf etmesine rağmen davayı üstlenen hırslı savcı yardımcısı Willy Beachum işin içine gittikçe daha çok dolanır, ipleri ise Crawford elinde tutar.

Cinayet Gecesi Türkiye'de ne zaman vizyona girdi?

Film Türkiye'de 18 Mayıs 2007'de vizyona girdi.

Cinayet Gecesi kaç dakika?

Filmin süresi 113 dakika.

Cinayet Gecesi filminin oyuncuları kimler?

Başrollerde Anthony Hopkins (Ted Crawford) ve Ryan Gosling (Willy Beachum) var. Onlara David Strathairn, Rosamund Pike, Embeth Davidtz, Billy Burke, Cliff Curtis ve Fiona Shaw eşlik ediyor.

Cinayet Gecesi'ni kim yönetti?

Filmi Gregory Hoblit yönetti.

Cinayet Gecesi'nin orijinal adı nedir?

Filmin orijinal adı Fracture. Almanya ve ABD ortak yapımı.

Hopkins ile Gosling'in düellosu bugün de izlemeye değer mi?

Kesinlikle evet. Cinayet Gecesi türde devrim yaratmadı ama ne istediğini çok iyi biliyor ve bunu çok iyi yapıyor. İki usta oyuncunun çarpışması üzerine kurulu, sıkı, şık ve zeki bir gerilim; bu da bahsi epey yükseltiyor. Hopkins'in gülümsemesi günlerce aklınızdan çıkmayacak, Gosling ise sonradan neden en çok aranan oyunculardan biri olduğunu burada gösteriyor.

Koltuğun ucunda oturmak için patlamalara ve binlerce kurguya ihtiyaç duymadığınız bir akşam arıyorsanız, bu film iyi bir seçim. Bir çay demleyin, ışıkları kapatın ve bir itirafın nasıl dünyanın kazanılması en zor davasına dönüştüğünü izleyin.

Puan: 7,3/10 · Hikâye 8 · Oyunculuk 9 · Yönetmenlik 7 · Görsellik 7 · Müzik ve ses 6 · Duygular 7