Kinoster
TR ▾

İnceleme

Taşıyıcı inceleme: Jason Statham, bir BMW ve çabucak çiğnenen üç kural

Amerikan filmleriFransız filmleriAksiyon filmleriPolisiye filmlerGerilim filmleriSuç filmleri

Kel kafalı bir İngiliz, limanın yarısını darmadağın etmeden önce ceketini özenle katlar ve o an anlarsınız: bu film ne istediğini çok iyi biliyor. Taşıyıcı olduğundan daha zeki görünmeye çalışmıyor, ama üstlendiği işte şaşırtıcı derecede kendinden emin. Jason Statham'ı aksiyon kahramanına dönüştüren film tam olarak bu.

6,2/10
Puan
Aptal, şık, hızlı ve müthiş eğlenceli. Statham daha bu filmde, sanki bütün hayatı boyunca bu role hazırlanmış gibi hareket ediyor.
Hikâye
5
Oyunculuk
7
Yönetmenlik
7
Görsellik
7
Müzik ve ses
6
Duygular
5

Genel puan, altı kriterin ortalamasıdır.

Film bilgileri

OriginalThe Transporter
Yönetmen元奎, Louis Leterrier
OyuncularJason Statham, 舒淇, François Berléand, Matt Schulze, Ric Young, Doug Rand
TürAksiyon filmleri, Polisiye filmler, Gerilim filmleri
Süre92 dk
ÜlkeAmerikan filmleri, Fransız filmleri

Birinci kural: paketi asla açma

Frank Martin yalnız çalışan bir profesyonel. Ne olursa olsun, nereye olursa olsun, tam zamanında teslim eder ve ortadan kaybolur. Soru sormaz, hata yapmaz, taviz vermediği kendi kurallarıyla yaşar. Kurgu bundan ibaret ve dürüst olmak gerekirse böyle bir film için bu kadarı fazlasıyla yeterli. Araba hızlı, müşteriler şüpheli, adamımız ise viskideki buz kadar soğukkanlı.

Sonra bir gün kuralını bozuyor. Kendisine emanet edilen paketlerden birini açıyor ve çuvalın içinde ağzı bantlanmış, güzel bir Çinli kız buluyor. İçi rahat etmese de teslimatı yapıyor. Ne var ki kısa süre sonra gözü gibi baktığı arabası havaya uçuyor ve Frank alıcının kapısına geri dönüyor. Bu noktadan sonra kuralların hiçbir önemi kalmıyor: "kargoyu" kurtarıyor ve kızın ısrarıyla ikisini kimin, neden ölü görmek istediğini de çözmeye girişiyor.

Daha fazlasını anlatmayacağım, gerek de yok. Taşıyıcı akılda hikâyesiyle kalan bir film değil, o hikâyeyi nasıl sunduğuyla kalan bir film.

Kel beyefendi Statham'ın doğuşu

Jason Statham o güne kadar daha çok Guy Ritchie'nin gangster filmlerinden, Lock, Stock and Two Smoking Barrels ve Snatch filmlerindeki geveze, hızlı konuşan tiplemeleriyle tanınıyordu. Burada ise adamın bambaşka bir telden de çalabildiği ortaya çıkıyor. Frank Martin az konuşuyor, çok bakıyor ve harekete geçtiğinde bunun bir anlamı oluyor.

Statham'ın en büyük meziyeti abartmaması. Seyirciye göz kırpmıyor, sahnenin gerektirdiğinden daha komik olmaya çalışmıyor. Bu adamın işini ciddiye aldığına ve kurallarının poz değil, hayatta kalma yöntemi olduğuna sizi gayet doğal biçimde inandırıyor. Üstelik dövüş sahnelerinde son derece rahat olduğu belli ki bu, bir aksiyon kahramanı için hiç de az şey değil.

Lai rolündeki Shu Qi daha zor bir görev üstleniyor: Frank'i alışık olduğu düzenin dışına itmek ona düşüyor. İkili arasındaki kimya alev alev yanmıyor, daha çok için için tütüyor, ama film zaten asıl olarak buna yaslanmıyor. Müfettiş Tarconi rolündeki François Berléand ise filmin gizli silahı: kuru esprili, sevimli, biraz yorgun bir polis ve oynadığı her sahne insana iyi geliyor. Matt Schulze (Wall Street) ve Ric Young (Bay Kwai) kötü tarafı temsil ediyor, türün gerektirdiği kadar tehditkâr bir havayla.

Fransız güneşinde Hong Kong koreografisi

Filmin yönetmen koltuğunda Corey Yuen ve Louis Leterrier var ve bu ikili, filmin tuhaf ama işe yarayan karışımını açıklıyor. Corey Yuen'in Hong Kong aksiyon okulu her dövüşte kendini hissettiriyor: yaratıcı, mekânı sonuna kadar kullanan, zaman zaman düpedüz komik sahneler, dekordaki her şeyin silaha dönüşebildiği anlar. Yağ dökülmüş bir zeminde kayarak yumruk atan birini daha önce gördüyseniz, işte bu o türden bir film.

Fransız tarafı ise atmosferi getiriyor: güneşli sahiller, virajlı yollar, zarif araba sürüşleri ve tamamen Avrupai bir rahatlık. 92 dakikalık süre de tam bir nimet: film uzamıyor, gereksiz yan hikâyelerle şişmiyor, kısa kesilebilecek her şeyi kısa kesip bir sonraki aksiyona geçiyor.

İşe yarayanlar ve hiç yaramayanlar

İyilerden başlayalım, çünkü onlar daha fazla:

Zayıf noktalar da sır değil. Senaryo çoğu zaman bir sonraki aksiyon sahnesi için bahaneden ibaret, kötülerin motivasyonu ince ve filmin ikinci yarısı giderek gürültülü, çizgi film tadında abartılara kayıyor. Romantik hat ise mecburiyetten konmuş bir uğrak, fazlası değil. Mantık arayan kısa sürede hayal kırıklığına uğrar. Ama bira ve cipsle keyifli bir cumartesi akşamı aksiyonu isteyen, tam olarak bunu bulur.

Bunca yıl sonra bu film bugün ne ifade ediyor?

Statham'ın adının neredeyse başlı başına bir türe dönüştüğü bugünlerde Taşıyıcı'yı yeniden izlemek tuhaf bir deneyim. Aksiyon filmleri o zamandan beri çok daha sert, karanlık ve uzun hâle geldi; bunun yanında 2002 tarihli bu film neredeyse ferahlatıcı derecede hafif kalıyor. İçinde doksanların sonundaki Avrupa aksiyon filmlerinin saf zarafetinden bir şeyler, biraz da Hong Kong sinemasının oyunbazlığı var.

Kusursuz değil, yer yer açıkça saçma, ama bir tarzı var ve gücünün nerede olduğunu biliyor. En önemlisi de şu: daha sonra binlerce kez göreceğimiz o Statham karakteri burada şekillendi. Bu kariyerin nereden başladığını merak ediyorsanız, mutlaka uğramanız gereken ilk durak burası.

Kimlere öneriyoruz?

Beğendiysen bunlara da göz at: Ronin (1998), Taken (2008), Drive (2011), Lock, Stock and Two Smoking Barrels (1998)

Sıkça sorulan sorular

Taşıyıcı ne anlatıyor?

Frank Martin, asla soru sormayan ve paketleri asla açmayan profesyonel bir taşıyıcıdır. Bir gün kuralını bozar ve paketin içinde bağlanmış bir Çinli kız bulur. Arabası havaya uçurulduktan sonra kızı kurtarır ve ikisini kimin öldürmek istediğini bulmaya çalışır.

Taşıyıcı hangi yıl çıktı?

Taşıyıcı 2002 yapımı bir film.

Taşıyıcı kaç dakika?

Filmin süresi 92 dakika.

Taşıyıcı'nın başrolünde kim var?

Frank Martin'i Jason Statham canlandırıyor. Onun yanında Shu Qi (Lai), François Berléand (Tarconi) ve Matt Schulze (Wall Street) rol alıyor.

Taşıyıcı'yı kim yönetti?

Filmi Corey Yuen ve Louis Leterrier yönetti. Taşıyıcı bir ABD ve Fransa ortak yapımı.

Frank Martin'in yanındaki koltuğa yeniden oturmaya değer mi?

Evet, neye bindiğinizi biliyorsanız. Taşıyıcı büyük bir film değil ama iyi bir eğlence: hızlı, şık, zaman zaman gülünç derecede abartılı ve izlemesi keyif veren bir başrol oyuncusuna sahip. Hikâye için fazla söz harcamaya gerek yok, ama dövüşler ve Statham'ın soğukkanlı profesyonelliği bunu fazlasıyla hak ediyor. Patlamış mısırla geçirilecek rahat bir akşam için bugün de gayet iyi iş görüyor ve sinema tarihi açısından da küçümsenecek bir merak konusu değil: koca bir aksiyon kariyeri burada vitese taktı.

Puan: 6,2/10 · Hikâye 5 · Oyunculuk 7 · Yönetmenlik 7 · Görsellik 7 · Müzik ve ses 6 · Duygular 5