Kinoster
TR ▾

İnceleme

Düşes İnceleme: Altın Kafesteki Keira Knightley ve Buz Gibi Bakışlarıyla Ralph Fiennes

İtalyan filmleriİngiliz filmleriFransız filmleriDram filmleriTarihi filmlerRomantik filmlerKostüm filmleriGerçek hikâyeye dayanan filmler

Bazı kostüm dramalarında korse bir süs değil, düpedüz bir hapishanedir. Düşes tam olarak böyle bir film: göz kamaştırıcı balolar, tüylü şapkalar ve siyasi salonların ardında, hiç değilse kendi kalbine sahip çıkmak için savaşan bir kadın var. Keira Knightley ile Ralph Fiennes'in birlikte olduğu sahneler sayesinde film bugün bile ilk bakışta tahmin edeceğinizden çok daha sert vuruyor.

7,8/10
Puan
Ralph Fiennes'in soğuk oyunculuğu ve Keira Knightley'nin bütün benliğiyle oynadığı karakter sayesinde ayakta duran, göz alıcı, boğucu ve şaşırtıcı derecede güncel bir kostüm draması.
Hikâye
7
Oyunculuk
9
Yönetmenlik
7
Görsellik
9
Müzik ve ses
7
Duygular
8

Genel puan, altı kriterin ortalamasıdır.

Film bilgileri

OriginalThe Duchess
YönetmenSaul Dibb
OyuncularKeira Knightley, Ralph Fiennes, Charlotte Rampling, Dominic Cooper, Hayley Atwell, Simon McBurney
TürDram filmleri, Tarihi filmler, Romantik filmler
Süre110 dk
Ülkeİtalyan filmleri, İngiliz filmleri, Fransız filmleri

Düşes neyi anlatıyor? (Spoiler yok)

18. yüzyılın sonlarındayız ve merkezde, döneminin en ilgi çekici figürlerinden biri olan Georgiana Spencer var. Genç yaşta kendisinden epey büyük Devonshire Dükü ile evleniyor; yüksek sosyetenin sarsılmaz direklerinden biri olan bu adama çocuklar doğuruyor. Georgiana kısa sürede dönemin moda ikonuna dönüşüyor, kendini çocuklarına adayan bir anne, siyasi hayatın zeki bir oyuncusu oluyor. Halk ise ona resmen tapıyor.

Ama bütün o parıltının arkasında hikâyeyi asıl ilginç kılan şey yatıyor: aşk için verilen çaresiz bir mücadele. Georgiana, Charles Grey ile tutkulu ve lanetli bir ilişkiye sürükleniyor; bu arada kocası ve en yakın arkadaşı Lady Bess Foster arasında gergin, hatta oldukça tuhaf bir üçgen oluşuyor. Daha fazlasını söylemeyeceğim, çünkü filmin gücü tam da bu ipliklerin yavaş yavaş birbirine dolanıp Georgiana'nın boynunda giderek daralmasında saklı.

Abartılı zevkleri, kumar tutkusu ve aşk skandalları bu kadını hem ünlü hem de kötü şöhretli yaptı. Film onu bir azizeye dönüştürmeye çalışmıyor, onu yargılamıyor da. Bunun yerine, bütün bir ülke sana hayranken evde kimsenin ne istediğini sormamasının nasıl bir şey olduğunu gösteriyor.

Keira Knightley burada sonunda sadece güzel değil

Keira Knightley 2008 civarında zaten kostüm filmlerinin taçsız kraliçesiydi; Aşk ve Gurur ya da Kefaret'i hatırlamanız yeter. Aynı inatçı, haylaz karakteri yeniden oynamak kolay olurdu ve ilk yarım saatte gerçekten de zaman zaman tanıdık topraklarda yürüdüğünü hissediyorsunuz. Sonra Georgiana'nın dünyası daraldıkça Knightley'nin oyunu da giderek sessizleşiyor, giderek daha acı verici bir hâl alıyor.

Benim en çok hoşuma giden, kamusal Georgiana ile özel hayattaki Georgiana arasındaki farkı gösterme biçimi oldu. Salonda parlıyor, espriler yapıyor, politikacılar ağzının içine bakıyor. Kapı arkasından kapandığında ise gülümseme soluyor ve geriye hayatının bir pazarlığın parçası olduğunu fark etmiş genç bir kadın kalıyor. Filmin kalbini bu ikilik oluşturuyor ve Knightley bunu inandırıcı biçimde taşıyor.

Kusursuz bir performans değil: aşırı özenli jestlerin ve o alışılmış öne çıkan çene hareketinin insanı filmden kopardığı anlar var. Ama en zor sahnelerde o tam orada ve asıl önemli olan da bu.

Ralph Fiennes, buz gibi dük

Bana sorarsanız filmin asıl gizli silahı Ralph Fiennes. Devonshire Dükü rolünde hem nefret edip hem de acıdığınız bir karakter inşa ediyor. Gürültülü bir kötü adam değil; bağırmıyor, ortalığı kırıp dökmüyor. Sadece karısının derdinin ne olduğunu anlamıyor. Onun için beklenti net: evlilik bir sözleşme, eşin görevi de belli.

Fiennes tek bir küçük yüz kıpırtısıyla, yarım bırakılmış bir cümleyle ya da bir köpekle geçen tek bir sahneyle, başkalarının koca bir monologla anlatamayacağı kadar çok şey söylüyor. Schindler'in Listesi'nden beri perdede ne kadar ürkütücü derecede soğuk olabileceğini bilenler, burada çok daha ölçülü ama en az o kadar huzursuz edici bir versiyonla karşılaşacak. Filmi güzel bir kostümlü romantizmden fazlası yapan şey onun varlığı.

Yan karakterler: anne, arkadaş, sevgili

Oyuncu kadrosunun yan kollarında da kimsenin tasarruf etmediği belli. Charlotte Rampling, Georgiana'nın annesi Lady Spencer olarak az sayıda sahnede bile ağır bir varlık gösteriyor. Sistemi temsil eden o: kızını seviyor ama kuralların ne olduğunu ve o kuralları bir kadının yazmadığını da çok iyi biliyor.

Hayley Atwell, Bess Foster olarak belki de en hassas rolü üstlenmiş. Hem sığınak hem ihanet olan arkadaş; Atwell onu basit bir entrikacıya indirgemiyor. Onun karakterinin de kendi zorunlulukları var ve üçgeni pembe dizi gibi değil, gerçekten acı verici kılan da bu.

Dominic Cooper, Charles Grey olarak tutkunun ve özgürlüğün vaadi. İtiraf edeyim, derinliği en az onda hissettim: bir insandan çok bir işlev, romantik arzunun vücut bulmuş hâli. Siyasi arka planda ise Charles Fox rolünde Simon McBurney, Richard Brinsley Sheridan rolünde Aidan McArdle ve General Grey rolünde John Shrapnel beliriyor; Georgiana'nın en parlak yıldız olduğu o salon dünyasını canlı kılan da onlar.

Saul Dibb'in yönetmenliği: güzel görüntü, dar çerçeve

Saul Dibb cesur bir kalıp kırıcı değil, bu film de öyle olmaya çalışmıyor. Yönetim klasik, zarif, yer yer belki fazla temkinli. Görsellik ise gerçekten büyüleyici: kostümler, saç tasarımları, şatoların salonları, hepsi Georgiana'nın güzel ama kapalı bir kutuda yaşadığı hissini güçlendiriyor. Bu bilinçli bir tercih ve işe yarıyor.

Zayıf bulduğum nokta ise tempo. 110 dakika uzun sayılmaz, yine de filmin anlatmaktan çok resimlediği bir orta bölüm var. Georgiana'yı bu kadar özel bir figür yapan siyasi hat çoğu zaman arka plan gürültüsü olarak kalıyor; oysa bu kadının erkeklerin dünyasında nasıl hareket ettiğini daha fazla görmek isterdim. Ağırlık açıkça özel hayattaki dramda; anlaşılır bir tercih ama portreyi biraz daraltıyor.

Neden bugün bile bu kadar güncel hissettiriyor?

Georgiana'nın hikâyesi şöhret, ihtişam ve gerçek aşk arzusu üzerine son derece güncel bir masal. Kamuoyunun taptığı, her kıyafeti kopyalanan, herkesin hakkında konuştuğu bir kadın; ama özel hayatı tamamen başkalarının elinde. Bu kalıp tanıdık ve film bu paralelliği akıllıca gözümüze sokmuyor, fark etmeyi bize bırakıyor.

Düşes'i raftaki yeni bir kostüm filminden fazlası yapan da bu. İçindeki ilginç şey uzak geçmiş değil; kafesin parmaklıklarının bugünküleri ne kadar andırdığı. Sadece bugün bizi sıkan şey korse değil, başka bir şey.

Kimlere öneriyoruz?

Beğendiysen bunlara da göz at: Aşk ve Gurur (2005), Anna Karenina (2012), Marie Antoinette (2006), The Favourite (2018), Elizabeth (1998)

Sıkça sorulan sorular

Düşes filmi neyi anlatıyor?

18. yüzyılın sonlarında Devonshire Düşesi Georgiana Spencer'ın hayatını: kendisinden çok daha yaşlı dükle evliliğini, moda ve siyaset dünyasındaki yerini, Charles Grey ile yaşadığı ilişkiyi ve kocası ile en yakın arkadaşı Bess Foster etrafında oluşan aşk üçgenini anlatıyor.

Düşes kaç dakika?

Film 110 dakika sürüyor.

Düşes'in prömiyeri ne zaman yapıldı?

Filmin prömiyeri 5 Eylül 2008'de yapıldı.

Düşes'i kim yönetti?

Filmi Saul Dibb yönetti.

Düşes'te kimler oynuyor?

Keira Knightley (Georgiana), Ralph Fiennes (Devonshire Dükü), Charlotte Rampling (Lady Spencer), Dominic Cooper (Charles Grey), Hayley Atwell (Bess Foster), ayrıca Simon McBurney, Aidan McArdle ve John Shrapnel.

Düşes'in orijinal adı nedir?

Filmin orijinal adı The Duchess. İtalya, Birleşik Krallık ve Fransa ortak yapımı.

Bir akşamlığına Georgiana ile korseye girmeye bugün de değer mi?

Bence evet. Düşes devrim niteliğinde bir film değil ve orta bölümünde biraz tökezliyor, ama içinde fazlasıyla değecek bir oyunculuk işçiliği var. Knightley kırılgan, yaşayan bir Georgiana sunuyor; Fiennes ise günlerce aklınızdan çıkmayacak bir koca. Yağmurlu bir akşam güzel, hüzünlü ve şaşırtıcı derecede güncel hissettiren bir şey arıyorsanız, bu film tam da acıyan yerden vuracak.

Puan: 7,8/10 · Hikâye 7 · Oyunculuk 9 · Yönetmenlik 7 · Görsellik 9 · Müzik ve ses 7 · Duygular 8